15/2/2009 · Kategori: ASKTIR KI____GERISI VESAIREDIR___

Bir gece sohbet ederlerken kapı vurulmuş, dışarıdan kalabalık bir güruh;
”Şeeeems dışarı çıııııkkk!” diye bağırmıştı.
Mevlana yaklaşan acı kaderi sezmişçesine:
”Çıkma” diye yalvardı.
Zat boyutundan, Hikmetten öte Kudretten bakan Şems gülümsedi:
”Telaşlanma, verdiğimiz sözü tutma vakti gelmiştir” diyerek kapıya yöneldi.
Mevlana: "Ne sözü, nereye, niyeee?" diye yapıştı ellerine…
Şems, yıllardır sakladığı sırrı söyledi:
"Şam’da Rabbime yalvarmış, aşkımı seyredeceğim bir ayna istemiştim. Rabbim seni verdi, sende seyrettim…"
İyi işte, seyre devam edelim, dedi Mevlana.
Şems; ”Rabbim de bana demişti ki, o aynayı verirsem ne bağışlarsın?
Tereddütsüz şöyle demiştim; Başımı veririm!...”
Şems dışarı çıktı. Sadece bir “Allaaaah” nidası duyuldu.
Ay ışığında yerde üç beş damla kan seçiliyor, ama ne baş, ne ceset, ne de katiller gözükmüyordu!…
Aşkları sır olmuştu.
Mevlana’yı sahiplenenler, Onu paylaşmak istemeyenler şehit etmişti Şems’i.
Aşkın doğasıydı en yakın çevrenin tahammülsüzlüğü!…
Aşkın doğasıydı Firkat!..
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
9/2/2009 · Kategori: ASKTIR KI____GERISI VESAIREDIR___
Ey ölüm!
Sen gelince aklıma bir can kopuyor bağrımda
Tüylerim ürperiyor
Sonra Allah diyorum
Allah'ım diyorum
Sen gelince aklıma bir düğüm daha atıyorum zamanın bitimi şafağa
Çünkü bana Allah korkusunu öğreten sen
Peygamberimi özleten sen
İdris'i, Harun'u, Musa'yı, Yusuf'u özleten İbrahim'i özleten sen
Yollarda Hattaboğlu Ali'yi, Ömer'i, Hamza'yı, Ebu Bekir'i aratan sen
Ey ölümüm!
Benim en iyi arkadaşım, faniyatın düşmanı
Bazen seni anar insanoğlu
Ağzının tadı kaçar
Bu yerin üstü gibi altıda var derler
Derler ya yerin altı için hiçbir hazırlık yapmazlar
Üç günlük bir seyahat için bavullarca eşya hazırlarlar
Ama kaç gün süreceği bilinmeyen seyahat için bir incir çekirdeği
büyüklüğünde bile hayır işlemekten acizdirler.
Ölenle ölünmez derler ve bir daha asla hatırlamazlar seni
Dalarlar yine dünyanın seyrine
En sevdikleri şarkıları dinlerler
Eğlenir dans eder, dünya baki sanırlar
Ve ölenin ardından bir fatiha bile okuyamazlar
Oysa bilmezler mi ki her gecenin bir sabahı
Ve her sabahın bir akşamı var
Bilmezler mi ki son durak sensin
Senin kaçınılmazlığını hiç mi akıl edemezler
Ey ölümüm!
Neler yaptılar sana
Artık hiç tesir etmiyorsun nefislere
Sen anıldığında artık donmuyor insanın kanı
Artık insanlar hiç anmıyor ki seni
Ey ölüm sen ne fanisin bu dünyada!
Sana birde isim taktılar fani ölüm diye
Şimdi senden çok fani ölüm var
Öyle bir etkilemiş ki dünyayı
Kalplerden silmiş seni
Seni var edeni
Unutturdu insana mahşeri, hesabı, mizanı
Öyle çok yakınımı aldı ki
Annemi aldı benden, babamı, ailemi aldı, arkadaşlarımı, eşimi, dostumu
aldı,
Bitirdi bütün dünyamı, her yanım onunla doldu..
Ey ölümüm seni bekliyorum
Fani ölüm gelmezden gel,
Dünyam kararmadan gel,
Güllerim solmadan,
Gözlerim kapanmadan,
Gönlüm kararmadan gel,
Allah rızası için, Muhammed aşkı için gel
Gel ölümüm seni bekliyorum
Yar diye diye, Allah diye diye, Muhammed diye diye, aşk ile sevda ile
Hasretle seni bekliyorum, sana yanıyorum, sana ağlıyorum
Gel ey ahretin gizli anahtarı
Dünyanın son, ebediyetin ilk soluğu
Gel ve götür beni sevgiliye, kurtuluşa götür
Yar'e kavuştur ölümüm..
Ey ölümüm benim can yoldaşım refakat et bana bu seslenişimle
Allah'ım bu kulun bana böyle seslenmişti de
Beni yalnız bırakma orada
Gerçi biliyorum eğer Allah dostu isem beni kimlerin karşılayacağını
Ben biliyorum Yusuf'un kuyusunu, Musa'nın asasını, İbrahim'in
baltasını,
Yunus'u yutan balığı, Hızır'ın aşkını ben biliyorum
Ve aşk ile, Kur'an ile Sünnet ile hazırlanıyorum sana
Ey ölümüm gel
Vuslata ramak kala sana sesleniyorum
Yetti bu hasretlik gel
Yetti bu gurbetlik gel
Ey Ölüm!
Benim en iyi arkadaşım
Sen ne fanisin bu dünyada..
De ki: "Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle
karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen
Allah'a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir."
(Cuma suresi, 8 )
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
31/1/2009 · Kategori: ASKTIR KI____GERISI VESAIREDIR___
aşk ki seni sevmenin dilbilgisidir
ve tek kuralı kendinden vazgeçmektir..!
dilersen sana ip uçlarını vereyim ömrümün
belki tutmak istersin eylül kokan ellerimden
ya da tutunmak istersin bulutlara
mavisi çekildiğinde gök-yüzünün
ve ağlarsın bir zaman
gri ve siyah
aşk kuraklığına bürünürken hüznün
hadi gel..!
aşkın çıkmaz vakitlerinde
sabah ezânlarıyla
bir şiire düşen damlalardan bahsedeyim sana
ve sonra kanadı kırık güvercinlerden
erken bir geç kalışın
yanaklarımda özlem biriktiren ıslaklığından söz edeyim
essâlâtü hayrûn minen nevm;
aslına bakarsan susmayı yeğlerim
haşa!
korkumdan değil
kimden çekinesi ?
lâkin kendini dinlemek zor
bu sesler tanıdık değil
ölüler gömülüyor içimdeki boşluklara
beynimde eski zaman nöbetleri
heyhat!
açın uykunuzun gözlerini
aşk diye bildiğiniz ait değil şimdiki zamana
kalkın ve kabullenin gerçeği
mişli geçmiş bir yağmur öyküsüdür aşk
ve yoktur;
düşler gerçeğe gebe kaldığından beri
bir aşk için sen;den geçmek gerekir
aşık olmak için hesapsız bir vakit
hırsız edasıyla yürümek gibi sessiz
yere basmadan,yârdan kopmadan
üstüne alınma düş güzeli
bakışlarım hiç kimseye
sözlerim sahipsiz
ses sağır
kapının arkasında göz işi bir bekleyiş
dilde hafif,yürekte ağır
belki dokunacak gözlerime
ama bir denizlik yağmur gerek/
geceye bir şiir
her saat başı yaklaşmak ölüme
her köşe başı yaşamak
saat başı ölüm,köşe başı hayat
satır başı susku;
yol uzun
karanlık ve tenha
Ve tereddütsüz bir yok(ol)uş
Elif miktarı,Nûn;dan Kâf;a
bir hayat şehirlere bölünürken tren garlarında
ve ölünürken ayakları altında söyleyemediklerimin
adından geçen harflerin
kalemimi kırdığını hissetmeyelim
ki yaşayabileyim
yaşamak dediğim
aynı kuyuda birbirini arayan ÜÇ harf
aslında biliyoruz ikimiz de
Hiç kadar anlamı(mız) var
DÜŞtü belki de
belki bir masal
AŞK acı;ya sus olduğunda anlatıldı
adının son hecesinde tutuşurken gece
içimdeki kuyuda bir yusufçuk yaralandı
sahi hangi masalda(n) düş;tün sen
tanır mısın Züleyhâ;yı ?
bak Tih çölünde Musa;nın gölgesi
ve sırtımda ağırlığı günâhlarımın
anlamalısın hicretim sensin
yaramdaki kabuktan dökülen sensizlik
bulaşırken gömleğime
zindânın en karanlık yerinde
seni uyuduğumu bilmelisin
ve bilmelisin bir düş;üm ben
kendimi sana yordum
düş;tüm
kalakaldım içinde
kalkamadım
ama kalama(z)dım
kalmak sonra ağır gelirdi şiirlere
şiirler gidene yazılırdı
en çok sen;dime yazdım
ve yürüdüm adının son hecesinde
yürüdüm TAN vakti
tam vaktinde tanımsızlığın
ve yol tekti
o denizdeki kızın anlattığı
mecburi istikâmet yalnızlığım;.
yanına vardı mı (?) bilmiyorum
sözcüklerimin en sus hâlinde söylediklerim
bilmeni isterdim;
gözlerindeki düşün, içime düşenle aynı olduğunu
ve bana hiçbir şeyi hatırlatmanı isterdim
hiçbir şeyi istemediğim kadar/
aynı sessizliğin içinde kaybolmayı
çünkü AŞK
kanadı kırık bir güvercinin
ağzında sakladığı yağmur damlası kadar saftı
ve gün doğduğunda şiirlerin üstüne
ezânlar hep sâlâya çıkardı;.
( miş;li geçmiş bir zaman;
aşk gecenin fısıldadığı kapkara bir masaldı 
ALINTI
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
23/12/2008 · Kategori: ASKTIR KI____GERISI VESAIREDIR___
BİR ÖZLEM BİR HASRET BİR ÇIĞLIKTIR BU
Bir kuyunun içinde kaybolmuş umutlarım
Bir sahrada kum fırtınasına kapılmış gönlüm
Bir denizin derinliklerine dalmış kalbim
Bir özlem bir hasret bir çığlıktır bu
Uhudlar canlanır gözümde bir Uhud ise yanı başımda
Hamzalar gelir dilime, bir Hamza ise yanı başımda
Karanlıklardan kaçtım, oysa karanlık yüreğimde
Bir özlem bir hasret bir çığlıktır bu
Zindanın uğultuları beynimde
Zeynebin feryadı yüreğimde
Hüseynin çağrısı dilimde
Yanan yürekler nerede???
ALINTI
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!